One Radical Planet

🔒
❌ About FreshRSS
There are new available articles, click to refresh the page.
Before yesterdayYour RSS feeds

Kapitalizm Salgınına İnat Yaşasın Hayat, Yaşasın 1 Mayıs!

By Mehmet Adaman

9

Dünyayı ve ülkemizi saran Covid – 19 salgını bizlere, kapitalizmin vahşetini, bu düzenin kimlerin çıkarına işlediğini ve sınıf mücadelesinin gerekliliğini tekrar hatırlatırken, yaşanabilir bir dünya için daha fazla mücadele etmemiz gerçeğini de ortaya koymaktadır. Virüs herkese bulaşabilir, dolayısıyla zengin yoksul ayrımı yapmaz söylemi, kapitalizmin her krizinde ortaya atılan hepimiz aynı gemideyiz kandırmacasıyla eşdeğerdir. Hatta bu kandırmaca bu sefer direkt sağlığımızı ve canımızı tehdit etmektedir. Sağlık en temel hakkımızken ve devletin ücretsiz bir şekilde sağlaması gerekirken, neoliberal politikalarla özelleştirilen sağlık sistemimizin salgına karşı yetersizliğini görüyor ve yaşıyoruz. Virüsün adamızda görüldüğü ilk günden bugüne kadar yaklaşık bir buçuk ay kadar bir zaman geçmesine rağmen pandemi hastanesinin yapılmaması, özelleştirilen sağlık sistemimizin kaymağını yiyen özel hastanelerden birinin bile kamulaştırılıp pandemi hastanesine dönüştürülmemesi ve devlet hastanesinin pandemi hastanesi yapılması, canla başla çalışan sağlık emekçilerine yapılan bir ihanet ve halkın sağlığını hiçe saymaktır. Mevcut asgari ücretle dahi geçinemeyen özel sektör emekçisine, salgın döneminde reva görülen 1500 TL’lik sözde destek, ya açlıktan ya da hastalıktan ölmek seçimini sunmaktır. Kamu emekçilerinden kesintiler yapılırken bu ülkenin kaynaklarını, emekçilerini sömürerek zenginliklerini kat kat arttıran sermayedarlara dokunmamak, iktidarın kimlerin elinde olduğunu göstermektedir. Salgın henüz bitmemiş, aşı ve ilaç bulunmamış ve sağlık imkanları sosyal yaşama dönmek için yeterli hâle getirilmemişken elzem yerler dışındaki işyerlerini açmayı hedefleyen hükümetin tek derdi patronların cebini doldurmaktır. Vergi muafiyetlerinden, teşviklerinden faydalanarak, emekçinin hakkını gasp ederek, vergi ödemeyerek sermayelerini büyüten ultrazenginlerin servetlerinden vergi almak yerine, kamu dairelerini açarak bu dönem iş yapmayan esnaftan ve emekçiden vergiyle kaynak sağlamak, halkı soymak ve bu salgın günlerinde halkı daha fazla çaresiz hâle getirmektir. Bizlere her şeyin başı sağlık dedirten bugünlerde, sermayenin kazancının halkın sağlığından daha değerli kılındığı bu düzende sağlık da yaşamak da politiktir. Birçok işletmenin, fabrikanın kapandığı bu süreçte kapitalizmin ihtiyaçtan fazla üretim ve tüketim anlayışının doğayı nasıl katlettiğini bugün içimize çektiğimiz temiz havayla anlayabiliyoruz. Evlere kapandığımız bu sürecin üreten bir halkın üretmesine engel olmadığını, müziğinden tiyatrosuna, el işinden bahçe işine, sosyal medya eyleminden birbirimizle dayanışmaya kadar yaptıklarımızla deneyimliyoruz. Üretenlerin yönetenler olması gerektiğini bir daha öğreniyoruz. Salgın sebebiyle bu 1 Mayıs’ta sokakları dolduramasak da içimizdeki 1 Mayıs ruhu dinmek yerine daha fazla büyümektedir. İnsan sağlığını hiçe sayan, emeğimizi ve doğamızı sömüren, aynı gemideyiz yalanlarıyla sırtımızdan geçinenlere bugünden, tekrardan sokakları dolduracağımız günleri beklemeden, hesap sormaya, bugünlerin bedelini ödetmeye ve kavgamızı sürdürmeye devam edeceğiz. Kapitalizm Salgınına İnat Yaşasın Hayat! Yaşasın 1 Mayıs!  

Sokak Haykırdı: “Bağımsız Kıbrıs Bütün Halklar Kardeştir”

By Hasan Gaburdi

56835554_419959975219956_794407076737581056_n

Bu yıl da 1 Mayıs ara bölgede iki toplumlu bir organizasyonla kutlandı. Çağlayan Parkında toplanıp, kortej halinde toplanma alanı olan Kuğulu Parka yürüdük. Yüksek katılımın olduğu eylemde , Kuğulu Parkta okunan ortak bildirinin ardından ara bölgeye yüründü. 59243913_1481805901961423_6554434463827230720_n             Yürüyüşte "Bağımsız Kıbrıs Bütün Halklar Kardeştir" , "Faşizme Karşı Omuz Omuza", "İsyan Devrim Özgürlük" , "Umutların Kuşatılmasın Bu Abluka Dağıtılacak" , "Yaşasın Halkların Kardeşliği" , "Ankara Elini Yakamızdan Çek" vb sloganlar atıldı. 58769366_2363338913719086_5259225412872962048_n             1 Mayıs'ın ardından öfkemizle, isyanımızı haykırmaya ve sokakta olup mücadeleyi yükseltmeye devam edeceğiz. 56835554_419959975219956_794407076737581056_n 58917140_354084998439921_7965844211457064960_n 58684867_1010895189106661_2718968831014862848_n

BARAKA: 1 MAYIS GÜZEL GÜNLERİN UMUDU!

By Hasan Gaburdi

afiş

    1 Mayıs Güzel Günlerin Umudu ! Bir inşaatta ekmeğimiz için çalışıyoruz, güvenlik önlemleri alınmadığı için düşüyoruz, ölüyoruz ama inşaat devam ediyor. Çocuğun bakımına ve ev işlerinin yüküne, iş yerinde uğradığımız baskı, taciz, eşit işe eşit ücret alamayışımız ekleniyor. Eşimizden, eski sevgilimizden şiddet görüyoruz; sığınma evi açmayan devletin, bizi korumayan polisin kurbanı oluyoruz. Kültür-sanattan ve bilimsellikten uzak gerici eğitim politikalarına maruz bırakılıyoruz. Ülkeyi yönetenler kitapları yasaklar hale gelmiş, kitap okuyanları tutuklatıyorlar. Güvenceli çalışma koşulları var diye kamuda çalışmayı hayal ederken, fark ediyoruz ki sözde kamu reformlarıyla kamu emekçilerinin çalışma koşulları da özel sektör koşullarına geriletiliyor. Düşük ücretle, sendikasız, güvencesiz, kaderlerimiz patronların iki dudağı arasında uzun saatler boyunca çalıştırılıyoruz. Yerli/göçmen, kamu/özel sektör çalışanları diye ayrıştırılıyoruz, birbirimize düşmanlaştırılıyoruz. Ankara’nın adamızdaki faşist uzuvlarının türkiyeli/kıbrıslı ayrımı üzerinden siyasi çıkarlar güttüğüne tanık oluyoruz. Sermaye yarattığı ekonomik krizlerin sefasını sürerken bizler cefasını çekiyoruz. Akdeniz’in ortasında bulunan bir ada ülkesinin insanları olarak mavi ve temiz suların keyfini yaşayacağımıza, otellerin lağım sularının mağduru oluyoruz. Doğaya ve insana zararları bilimsel bir gerçek olmasına rağmen nükleer santral tehlikesiyle yüz yüze getiriliyoruz. Egemenlerin adamız üzerindeki çıkarları doğrultusunda ada halkları olarak bugünümüzü yaşayıp, geleceğimizi kurmamız ve kendi kaderimizi tayin etmemiz engelleniyor. Her geçen gün sermaye ile işbirlikçi hükümetlerin sömürüsü ve baskısı artıyor, artıyor ama buna karşın, emekçiler ve tüm ezilenler olarak direnişimiz ve mücadelemiz de yükseliyor. Sömürüsüz, sınırsız, sınıfsız, halkların kardeşçe yaşadığı, kadına şiddetin sonlandığı, doğa talanının durdurulduğu günler biz direndikçe ve mücadele ettikçe mümkün olacaktır. Şairin de dediği gibi; “Beklenen günler, güzel günlerimiz ellerinizdedir, haklı günler, büyük günler, gündüzlerinde sömürülmeyen, gecelerinde aç yatılmayan, ekmek, gül ve hürriyet günleri.” 1 Mayıs’ta o beklenen güzel günlere ulaşmak için, isyanımızı haykırmak için hep birlikte sesimizle, sevgimizle, kavgamızla, öfkemizle, umudumuzla sokaklarda, meydanlarda, alanlarda olalım. Saat 17:30'da Lefkoşa Çağlayan Parkında buluşalım.  
❌