One Radical Planet

🔒
❌ About FreshRSS
There are new available articles, click to refresh the page.
Before yesterdayYour RSS feeds

Bağımsız Kıbrıs Eylemine Çağrı;

By Mustafa Batak

bağımsız kıbrıs

Bağımsız Kıbrıs Eylemine Çağrı; Her yıl olduğu gibi bu yıl da ülkemizdeki tüm işgallere karşı çıkmak, TC’nin Kıbrıs’ın kuzeyinde yer alan taşeron işgali protesto etmek amacıyla 14 Ağustos’ta sokaktayız... “Bağımsız Kıbrıs” eyleminin bu yılki organizasyonu için duyarlı tüm örgütleri 23 Temmuz Salı günü saat 19.00’da Baraka Kültür Merkezi lokalinde gerçekleştireceğimiz ilk toplantıya çağırırız... Bağımsız Kıbrıs Bütün Halklar Kardeştir...

Bağımsız Kıbrıs Yürüyüşü Gerçekleşti

By Mustafa Batak

Yürüyüş 6

Adamızın bölünmüşlüğünün 45. yılında; halkları kardeş başka bir Kıbrıs yaratma mücadelesi  devam ediyor. Kıbrıs’ın kuzeyinde yer alan devrimci yapılar Bağımsız Kıbrıs için dün akşam Lefkoşa sokaklarındaydı. Yürüyüş 1   Yürüyüş 3 Bağımsız Kıbrıs eylemlilikleri çerçevesinde ilk olarak, Baraka ve Bağımsızlık Yolu tarafından 10 Ağustos Cumartesi günü saat 19:00’da Baraka Kültür Merkezi lokalinde “Dünden Bugüne Kıbrıs Sorunu: Beklemekten Öte Bir Barış Mücadelesi İçin Neler Yapılabilir?” konulu panel gerçekleştirildi; daha sonra ise halkları kardeş Bağımsız ve Birleşik Kıbrıs için, ülkemizde son dönemde artarak yayılan gericiliği, ayrılıkçı politikaları ve adamız üzerindeki tüm işgalleri protesto etmek amacıyla sokağa çıkıldı. Yürüyüş 4 Yürüyüş 5 14 Ağustos Çarşamba akşamı (dün akşam) saat 19:00’da yıllardır “Bağımsız Kıbrıs” yürüyüşü olarak anılan eylem İngiliz Elçiliği önünde Baraka Müzik Topluluğu Sol Anahtarı’nın özgürlük temalı şarkılarıyla başladı. Müziğin yanısıra okunan şiirlerin ve yapılan konuşmaların ardından İngiliz Elçiliği’ne siyah çelenk bırakan kitle, ikinci durak olarak Amerikan Temsilciliği’ne yürüyerek oraya da bir siyah çelenk bıraktı. Kalabalık ve coşkulu gerçekleşen yürüyüşün son durağı ise TC Elçiliği’ydi. Amerikan Temsilciği İngiliz Elçiliği Toplumsal muhalefetimiz açısından “halkları kardeş başka bir Kıbrıs yaratma mücadelesi” olarak kabul edilen bu günde; faşizme, gericiliğe ve ülkemizde tüm işgallere karşı coşkulu kitlenin hep birlikte attığı sloganların ardından son olarak organizasyon komitesi tarafından hazırlanan ortak basın açıklaması okunarak eylem sona erdi. Eliçilik Önü 1 Eliçilik Önü 2 Yürüyüş 8 Organizasyon komitesinin ortak basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: Yurdumuzun bölünmesin 45. yılında, bir 14 Ağustos’ta yine sokaktayız. Ayrılıkçı seslerin yeniden yükseldiği, liberal aklın ise barış adına beklemek ve ummak dışında bir şey yapmadığı bir ortamda yıllardır olduğu gibi Bağımsız Kıbrıs demeye devam ediyoruz. Kıbrıs sorununun çözümü için yegane yöntem olan iki halkın eşitliğine dayalı bir federasyon anlayışının gündem dışı bırakılmaya çalışıldığı bir süreçten geçiyoruz. Bu saldırı dalgasına rağmen barış ve federasyonu savunduğunu ifade eden çok sayıda kesim ise “barış dilenciliğinden” öteye gidemeyen bir anlayışı halklara seçenek olarak sunuyorlar. Etnik çatışmalarla geçen dönem ve bölünmüş bir Kıbrıs’ta geçirdiğimiz onlarca yıl göstermiştir ki, ada halklarına dayanmayan bir mücadele Kıbrıs’ta barışa hizmet edemez. Her iki halk içindeki milliyetçi ve faşist çevrelerin karşı tarafı suçlayarak tanımladığı, kimilerinin ise sadece hukuki bir sorun olarak gördüğü Kıbrıs sorunu, bizler için Kıbrıs halklarının yeniden kardeşleşmesi ve yurtlarıyla ilgili söz, yetki, karar yani iktidar hakkını kazanmaları sorunudur. Dolayısıyla bizler Kıbrıs sorununu sadece 1974 yılında yaşananlarla ilgili görmüyoruz. İç ve dış etkenlerin yıllar içinde farklı farklı roller üstlendiği bir süreç yaşanmış ve bu süreçle beraber 1974 yılında bölünmüş bir Kıbrıs yaratılmıştır. Ülkemiz Kıbrıs, bir bütün olarak emperyalizmin işgali altındandır. Her ne kadar bu işgal ağırlıkla emperyalizmin taşeronları olarak adada bulunan Türkiye ve Yunanistan üzerinden sürse de Amerikan ve İngiliz emperyalizmi Kıbrıs’ta söz sahibi olmaya devam ediyor. Dolayısıyla yurdumuzun bağımsızlığını kazanması emperyalizmin ada üzerindeki tahakkümü silinmeden mümkün olamayacaktır. İşte bu yüzden, Bağımsız Kıbrıs demek sadece hukuki anlamda bir birleşme çağrısı değil, emperyalizme ve onların yerli işbirlikçilerine karşı da bir mücadele çağrısıdır. Yurdumuzu bir kara para aklama yeri olarak kullananlara, emekçileri köle gibi çalıştıracak bir bölge gibi görenlere, Ortadoğuda bir savaş üssü yaratanlara karşı mücadele etmeden barış içinde bir Kıbrıs kuramayız. Bu yüzden kerhanelere ve kumarhanelere hayır derken, sendikasız çalıştırılmak yasaklansın diye slogan atarken, Türkiyeli-Kıbrıslı ayrımına karşı mücadele ederken, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Elenler kardeştir derken, dağlarımız oyulmasına karşı çıkarken aslında Bağımsız Kıbrıs diyoruz. Çünkü Bağımsız Kıbrıs mücadelesi bunların olmadığı bir ülke yaratma çabasıdır. Bu çabamızı bugün olduğu gibi yarında da sürdürmeye devam edeceğiz. Birileri bölünmüşlüğün kalıcılaşmasını hayal etse de bizler bambaşka bir Kıbrıs düşlüyoruz. Başka bir Kıbrıs da bizlerin ellerindedir. Bağımsız Kıbrıs Bütün Halklar Kardeştir

Bağımsız Kıbrıs Bütün Halklar Kardeştir- Mustafa Keleşzade

By Şifa Alçıcıoğlu

13900368_1044400372334465_4255195168987956967_n

Argasdi'nin Bellek sayfasında bu sayıda  14 Ağustos'u anlatıyoruz. Adanın bölünmüşlüğünü yaratan emperyalist müdahalelere karşı isyan ediyor, halkların kardeş olduğu bir Kıbrıs için mücadeleye devam diyoruz. Bugün saat 18.00'de Pronto Çemberi önünde buluşuyor ve  hep birlikte İngiltere Konsolosluğu, Amerikan Temsilciliği ve TC Elçiliği önüne giderek yapacağımız basın açıklamamıza bekliyoruz. 13900368_1044400372334465_4255195168987956967_n14 Ağustos 2012: Çağlayan Çocuk Parkı’nda “Bağımsız Kıbrıs” etkinliği coşkuyla gerçekleşti. 14 Ağustos Türkiye’nin adaya gerçekleştirdiği 2. müdahalenin yıldönümüdür. Fakat son 10 yılda 14 Ağustos’lar farklı da bir anlam kazanmıştır. 14 Ağustos Kıbrıslı Türk halkının iradesine sahip çıkmak için sokaklarda olduğu, Bağımsız ve halkları kardeş bir Kıbrıs için mücadele edenlerin günü haline gelmiştir. 14 Ağustos 2012’de Çağlayan Çocuk Parkı’nda gerçekleştirdiğimiz eylem, “Bağımsız Kıbrıs” şiarını yükselttiğimiz ilk eylemdir. İlk kez Baraka ve YKP öncülüğünde ve pek çok örgütün katılımı ile 14 Ağustos 2009’da Anti-Militarist Barış Harekâtı ismiyle gerçekleşmiş olsa da bugün taşıdığı politik sözü, yaşanılan ayrışmanın ardından 2012 senesinde kazanmıştır. 2012’den günümüze Bağımsız Kıbrıs eylemlerinde Kıbrıs’ın kuzeyinden, güneyinden ve Türkiye’den onlarca sanatçı, aydın dayanışma göstererek, şiirleri, şarkıları ve mesajları ile Bağımsız Kıbrıs mücadelesinin var olmasına katkı sağlamıştır. 14 Ağustos’lar Çağlayan Parkı’ndan Göçmenköy Parkı’na pek çok alanda konserler ve etkinlikler ve yürüyüşler şeklinde gerçekleşmiştir. Eylemlerin yeri ve şekli değişse de adamızın bölünmüşlüğünü yaratan emperyalist müdahalelere karşı isyanını, halkların kardeş bir Kıbrıs mücadelesine olan bağlılığını hiçbir zaman değiştirmemiştir. Bağımsız bir Kıbrıs hedefine etnik temelden ayrışarak ve göçmen düşmanlığı yaparak değil, emek ekseninde birleşip birlikte özneleşerek ulaşılabileceği vurgusunu yapmakla kalmamış ve bu çerçevede faal olduğu döneminde bir göçmen örgütü olan Pir Sultan Abdal’ın da ortak organizatörlüğü ile pratikte bunu göstermiştir. Konserli gerçekleşen etkinliklerde elde edilen gelir de eylemin bir parçası olarak düşünülmüş ve etkinliklerden kalan maddi gelir Mülteci Hakları Derneği gibi eylemin sözünü tamamlayacak şekilde bağışlanmıştır. 2016 senesinde Türkiye’de 15 Temmuz Darbe süreci ile yaratılan faşizm ortamında, 14 Ağustos, Türkiye’de var olan baskıcı ortamın buraya da taşınmasının reddiyesi niteliğinde olmuş, sokaklarımızın bizim olduğu mesajının taşıyıcılığını yapmıştır.  2020 senesinde pek çok kritik eylemin Pandemi nedeni ile yapılamadığı bir dönemde, 14 Ağustos Pandemi kurallarına uyularak, üç yerde; İngiltere Konsolosluğu, Amerikan Temsilciliği ve TC Elçiliği önünde eş zamanlı olarak yapılmıştır. Bağımsız Kıbrıs eylemleri adanın bölünmüşlüğü ve tamamında süren emperyalist işgallere bir isyan olarak ortaya çıkmış, bazen umudun, bazen inancın, bazen ise iradenin sembolü olmuş ama her zaman örgütlü, kararlı ve devrimci bir mücadelenin  taşıyıcısı olmuştur.  

Bağımsız Kıbrıs için Sokaktaydık!

By Mustafa Batak

WhatsApp Image 2021-08-16 at 09.57.22

Bağımsızlık Yolu ve Baraka Kültür Merkezi’nin çağrısıyla 14 Ağustos Bağımsız Kıbrıs eylemi gerçekleşti. Lefkoşa’da Pronto Çemberi olarak bilinen çemberde toplanan eylemciler, sırasısyla İngiliz Elçiliği, Amerikan Temsilciliği ve TC Lefkoşa Büyükelçiliğine yürüyerek Kıbrıs’ın bölünmüşlüğünü ve emperyalist kuşatmayı protesto ettiler. Eylem sırasında, “Bağımsız Kıbrıs, Bütün Halklar Kardeştir!”, “Son Son Son! İşgallere Son!”, “One Solution, Revolutin”, “Out Out Out! British Bases Out!”, “Ankara Elini Yakamızdan Çek!” gibi sloganlar atıldı. Keleşzade: Devrimciler olarak, bağımsızlığını savunanlar olarak sokakta olmaya devam edeceğiz! 16 İngiliz Elçiliği önünde örgütler adına konuşma gerçekleştiren Mustafa Keleşzade “Adanınn bölünmesinin başlangıç adımının atıldığı, Kıbrıslı Türklerin paramiliter güç olarak İngilizler tarafından göreve alındığı ve Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Elenler arasında düşmanlığın tohumlarını eken, kendi egemenliğini, kendi ada üzerindeki denetimini sağlamak için, adanın halklarını bir birine düşüren İngiliz Elçiliği önündeyiz. Egemenler uzun bir süredir halkların bölünmesi üzerinden kendi çıkarlarını egemen kılmaya devam etmektedir. Adamızda halen varlığını sürdüren iki egemen İngiliz üssü de bunun kanıtıdır. Şu anda dünyadaki egemenler tarafından halen kullanılmaktadır.” dedi. Kıbrıs’ın kuzeyinde Kıbrıslı-Türkiyeli çatışması yaratarak egemenlerin çıkarlarını devam ettirmeye çalıştığını vurgulayan Keleşzade, “Bunlara karşı devrimciler olarak, bağımsızlığını savunanlar olarak sokakta olmaya devam edeceğiz!” dedi. Oygar: ABD Kıbrıs’tan Defol! 38 Amerikan Temsilciliği önünde örgütler adına konuşma gerçekleştiren Tahsin Oygar, “Yeni mafya patronu olan ABD, ülkemizide bölmek için elinden geleni yapmıştır.” dedi. Oygar, “Biz ABD’nin, CIA Ajanı olarak Grivası adamıza gönderdiğini biliyoruz. Biz ABD’nin bütün doğal kaynaklarımızı şirketleriyle alıp buradan götürdüğünü biliyoruz. İsrail ile birlikte doğal gaz çalışmaları için yine ülkemizin çevresinde koşuşturmaktadırlar. Ortadoğu’yu kana Bulayan ABD’nin Acheson Planını biliyoruz!” dedi. Oygar, konuşmasının devamında “ABD’nin 15 Temmuzda buraya darbe yaptırdığını biliyoruz. 20 Temmuzu organize ettirdiğini ve bunu desteklediğini de biliyoruz. ABD Kıbrıs’tan defol. Kıbrıs halklarını rahat bırak. Bağımsız Kıbrıs için halklar birlikte mücadele vermelidir. Bağımsız Kıbrıs, yaşasın halkların kardeşliği!” diyerek sözlerini tamamladı. Rahvancıoğlu: Federal, birleşik Kıbrıs dışında herhangi bir çözüm yoktur! 55 TC Lefkoşa Elçiliği önünde örgütler adına açıklama yapan Münür Rahvancıoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti devletinden 1974’te ortak hareket ettiği Yunanistan devletine de burada vereceğimiz mesajı iletmesini rica ediyoruz.” diyerek sözlerine başladı. Rahvancıoğlu, Kıbrıs sorunu söz, yetki, karar sorunu olduğunu vurgularken, “Kıbrıs’ta yaşayan insanların, kendi geleceğini belirleme, kendi kaderine hükmetme sorunudur!” dedi. Rahvancıoğlu konuşmasının devamında, “Bugün bizim, günlük yaşamımızdaki her olguyla ilgili olarak, halkımızın, halklarımızın, Kıbrıs’ta yaşayan insanların değil, kökü dışarda olan unsurların sözü geçiyor. Bizim sözümüz geçmiyor. Böyle bir kurtarılmayı istemiyoruz!” dedi. Federal, Birleşik Kıbrıs dışında herhangi bir çözümün olmadığını vurgulayan Rahvancıoğlu, “Bugün kurtarıcı gibi görünenlere diyoruz ki, biz kendimiz kurtarmasını da, yaşatmasını da biliriz. Dünyanın tüm halklarıyla kardeş olduğumuz gibi, Türkiye halklarıyla da kardeşiz. Her üç elçilik önünde verdiğimiz mesaj halklara yönelik değil. Onların devletlerinin, kendi halklarını da ezen politikalarına karşıdır. Ve bu politikalara karşı, geçmişte direndik, bugün direniyoruz ve gelecekte de direnmeye devam edeceğiz!” diyerek sözlerini sonlandırdı. Rahvancıoğlu’nun konuşmasından sonra, Mustafa Batak örgütler adına ortak basın açıklamasını okudu. Örgütler adına yapılan ortak açıklamanın tam metni şöyle: 47 yıl önce Kıbrıs adasının bölünmesi adına son fiziki müdahalenin yapıldığı tarih olan 14 Ağustos’ta bir kez daha sokaktayız. Bir kez daha İngiliz Elçiliği’nden ABD konsolosluğuna yürüyüp, eylemimizi TC elçiliği önünde tamamlıyoruz. Çünkü 14 Ağustos, TC devletinin gerçekleştirdiği ikinci harekatın yıl dönümü olsa da, TC devleti ABD emperyalizminin çıkarları doğrultusunda kendine düşen rolü oynamış bir taşerondur. Onların yanı sıra, sömürgesini kaybetmek üzere olan İngiltere ve yine emperyalizmin kuklası faşist Yunan cuntası, çatışma halinde gibi görünüp, adanın bölünmesi için birlikte hareket etmiş devletlerdir. 47 yıl sonra bugün Kıbrıs adasının bölünmüşlüğünün bu devletlere hizmet ediyor olması, o dönemki işbirliğinin ve planın en önemli göstergesidir. ABD ve İngiltere Ortadoğu’yu Kıbrıs’tan havalanan uçaklarıyla bombalamakta, Yunanistan devleti ekonomik ve ideolojik varlığını adanın güneyinde sürdürmekte, Kıbrıs’ın kuzeyi ise TC devletini yöneten mafya iktidarının kalın bağırsağı haline gelmiş bulunmaktadır. Yine bu devletler ülkemizin kaynakları üzerinde sınırsız hak iddia etmektedir. Biz bu adayı evimiz ve yurdumuz olarak görürken, onların şirketleri sözde yatırım adı altında kıyı şeridimizi talan etmektedir. Amerikan madencilik şirketi CMC on yıllardır zehir saçmaktadır. Adamız etrafında çok uluslu şirketler doğal gaz çıkarma çalışmaları yürütmektedir. Onlar, bizim evimiz olarak gördüğümüz bu adanın ne doğasını ne de insanını zerre önemsememekte, “daha ne kadar sömürebilirim” derdinden başka dert gütmemektedir. Kıbrıs’ın kuzeyinde Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçlarından, parti kurultaylarına kadar her türlü siyasi sürece TC devletini yöneten derin-mafya iktidarı tarafından yapılan müdahaleler artık farklı boyutlara ulaşmıştır. Bu kirli iktidar bazen gazetelerimizi, bazen bağımsız yargımızı, bazen bizzat seçilmiş Cumhurbaşkanlarını alenen tehdit etmekte, ülkemizdeki diğer tüm sesleri kısarak kontrolü tamamen ele almayı amaçlamaktadır. Maraş’ın açılmasından, yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayına kadar her konuda başka bir devletin kararlar alarak bunları uygulamaya geçirmesi ve halkımızın iradesinin yok sayılması, halklarımızın üzerinde kurulmak istenen baskı ortamının en güncel ve basit örnekleridir. Mafya, sermaye kesimleri ve varlığını düşmanlık, kin ve nefret üzerinden sürdürenler, Kıbrıs adasının bölünmüşlüğü üzerinden ciddi kazanç elde etmektedir. Bölünmüşlüğün zararını yaşayan ise her zaman olduğu gibi emekçi halklardır. On binlerce kişi federal çözüm için alanlarda bir araya gelirken, TC’deki faşist iktidarla güneydeki faşist ELAM’ın Kıbrıs’ta federal çözüme karşı aynı noktada buluşması bundandır. Bugün ‘Bağımsız Kıbrıs’ talebini yükseltmediğimiz takdirde, Kıbrıs adasının kaynaklarının sömürülüceği, halkların geleceğinin çalınacağı çok daha karanlık ve antidemokratik günler bizleri beklemektedir. Oysa ‘Bağımsız Kıbrıs’ talebi, yalnızca Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Elenleri değil, ada üzerinde yaşayan tüm halkları daha iyi bir yarına taşıyacak olan taleptir. Emeğimiz karşılığını, doğamız hakettiği saygıyı, halklarımız özlediği huzuru ancak Bağımsız bir Kıbrıs’ta yaşayabilir. İşte bu yüzden 14 Ağustos’ta sokaktayız, “Bağımsız Kıbrıs, Bütün Halklar Kardeştir” diye haykırmaktayız! Baraka Kültür Merkezi Bağımsızlık Yolu
❌